Yazı Atölyesi

Bir Hatır, Gönül Meselesi

"Memleketten özlemle gelen dede torununu görmeyeli yıllar olmuştu. "Ne zaman sekiz yaşına geldi bu sabi?" diye düşünürken torunu minik elleriyle martıları besliyordu. İstanbul`u bir de dedesi anlatmak istiyordu. Her ne kadar artık tabelalardaki yazıları anlayamasa da bilirdi İstanbul`un ali-cenap hikayesini. Ayasofya`nın önünde durdular. Dedesi geçmişten kalma buruşuk bir mektuba benzeyen elleriyle, tarih nameleri fısıldayan duvarları göstererek "Bak evlat, şu gördüğün duvarlar 1400 yıllık, dili olsa da konuşsa, anlatsa neler görmüş. Ecdadın büyük zorluklarla aldığı..." derken torunu "Dede, ecdad kim?" sorusuyla sadece sözünü kesmemiş, dedesinin kafasına da binbir soru işareti çizmişti. Dedesi torununa baktı, gözlerinde İstanbul`u gördü. Sonra Ayasofya`ya döndü. Gözlüklerin ardından bakan dumanlı gözlerine mi yansımıştı Ayasofya yoksa Ayasofya`ya mı yansımıştı gözleri?...

Bir Hatır, Gönül Meselesi
Genç Dergi arşivinden — 85. sayı, Ekim 2013.
Paylaş

Abonelik gerekli

Bu yazının tamamını okumak için abone olmanız gerekmektedir. Tüm yazılara erişmek için abonelik paketlerimizi inceleyebilirsiniz.

Abone Ol